OTOMOTİVDE HER YIL 5 MİLYAR DOLAR İTHALAT YAPIYORUZ

Posted on

 

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Türkiye’de üretilen araçların kaportasının tek bir gram sacı bile ülkemizde üretilmiyor. Otomotivde her yıl 5 miyar Dolar motor ve aktarma organı ithalatı yapıyoruz” dedi. Çağlayan, Balıkesir Sanayi Odası tarafından düzenlenen, “2010 yılı kurumlar ve gelir vergisi ile ihracat ödül töreninde, cari açığın sıkıntılı bir durum olduğunu belirterek, şu an için tehlike arz etmese bile sürdürülebilir olmadığını bildirdi.

Cari açığın, mutlaka mücadele edilmesi gereken bir konu olduğunu belirten Çağlayan, şöyle konuştu: 
“Bu konuda bakanlık olarak kamudan ve özel sektörden katılımlarla heyet kurduk ve Türkiye’nin dış ticaret açığını ilgilendiren 6 sektörünü masaya yatırdık. 2010 yılı ithalatımız, 185,5 milyar dolar. 35,5 milyar Dolar enerji ithalatı yaptık, koyun bir kenara. Geriye kalan 145 milyar dolarlık mal ithalatının 103 milyar dolarını 6 sektörde yaptık. Demir çelik, otomotiv, makine, kimya, tekstil, tarım ve gıda… 103 milyar Dolar ithalat yaparken 6 sektörün ihracatı 73 milyar Dolar oldu. Bu sektörlerde 30 milyar Dolar açık.”

Çağlayan, altı sektörü incelediklerinde ilginç sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Demir çelik, sektörlere girdi veren sektör. Türkiye,demir çelikte ince üründe dünya şampiyonu ihracatta. Buna karşın hurda çelik en fazla ithalatını yapan ülkeyiz. Ticarete mantıklı gelmez bu. Sektördeki 10 Oyuncu, birbirinin ayağına sıkıyor. Bu sefer parayı, bunlara mal satanlar kazanıyor. Ortak satın alma yapılsa, yüzde 10 aracı maliyetini çıkarsalar bir milyar Dolar yapar. Bir milyar cari açık için çok önemli. 9 milyar Dolar demir çelik hurda ithalatı yapıyoruz. Her 5 milyon ton demir çelik hurda ithalatımıza 2,5 milyar Dolar ödüyoruz. Bunlar cari açığa yansıyor.”

Otomotiv sektörünün ihracatta göz bebeği olduğunu vurgulayan Çağlayan, “Türkiye’de üretilen araçların kaportasının tek bir gram sacı bile ülkemizde üretilmiyor. Otomotivde her yıl 5 miyar Dolar motor ve aktarma organı ithalatı yapıyoruz.” dedi.

Çağlayan, otomobillerin gömülü yazılım ve elektronik aksamının, otomobilin maliyetinin yüzde 30’unu oluşturduğunu ifade ederek, “10 bin dolarlık otomobilin 3 bin doları gömülü yazılım ve elektronik aksam.Türkiye olarak girdimiz nedir sektörde- Koca bir sıfır. Önümüzdeki 10 yılda otomobilde elektronik ve gömülü yazılım oranı yüzde 70 olacak” diye konuştu.

“Elimde şu mal var alır mısın?”

Bütün bu detayları yaptıkları çalışmalarla ortaya koyduklarını belirten Çağlayan, şunları söyledi:

“Teşvik sistemini, yaptığımız çalışmalar doğrultusunda kuruyoruz. Teşvik mekanizmasında, teşvik edeceğimiz sektörler, ister Muş, Balıkesir’de, ister başka yerde nerede üretilirse üretilsin teşvik kapsamına alınacak şekilde çalışıyoruz. Bu ay sonunda çalışmalarımızı bitireceğiz. Türkiye, ‘elimde şu mal var alır mısın-‘ işini bırakacak. Ben ülke olarak, ithalatçı ne istiyor, hangi ülke hangi malı ithal ediyor, bunu görerek üretime geçeceğim. Kapı kapı elimde kendi malımı satmak yerine dünya talebini alıp ona göre harekete geçeceğim. Bununla ilgili önemli çalışmalar yaptık. Türkiye’de 81 ilin tek tek dış ticaret verilerini çıkardık. Örneğin, Balıkesir’in ihracatta öne çıkan sektörleri, satışların yoğunlaştığı sektörler, ihracatın teknolojik dağılımı gibi tespitler var.”

Çağlayan, Balıkesir’in bu yıl sonunda ihracatının 400 milyon Dolar olacağını belirterek, “Yakında bir milyar dolarlık ihracat size çok yakışır. Balıkesir, 122 ülkeye ihracat yapıyor. 211 ihracatçı firma var yetmez artması lazım. Çok ciddi destekler veriyoruz, ihracatçı sayısını artırmalıyız. Benim bakanlığım her yıl 600 milyon lira parayı ihracatçılara dağıtıyor. Biz geldiniz de ‘yok’ dedik mi size” diye konuştu.

Teşvik sistemini yaparken elde bütün verilerin bulunduğunu dile getiren Çağlayan, “Karanlıkla hedef aramıyoruz, hedeflerimiz belli. Tek tek 81 ili değerlendirmeye aldık. Bundan sonra yapılacak çalışmalar size aittir. Toplam ihracatımızın 122 milyar dolara geldiğini duyurmak isterim. İnşallah bu rakamlarla birlikte cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“İnsanlar, Türkiye gibi olmak istiyorlar”

Çağlayan, Türkiye’nin çevresinde adeta yeniden yapılanma olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Arap baharı, birçok ülkede alışkanlıkları değiştirdi. İnsanlar, Türkiye gibi olmak istiyorlar. Tek başına zenginlik yetmiyor. Maden ve petrol kaynakları, tatmin etmiyor. Demokratik hak ve özgürlüklerin de olması gerekiyor.”

İngiltere’deki her 10 buzdolabından 8’inin, her 3 televizyondan birinin ve iki radyatörden birinin Türkiye’den gittiğini ifade eden Çağlayan, Türkiye’nin, Avrupa’daki krizi fırsat bilerek rotasını başka ülkelere çevirdiğini, Avrupa’nın ciddi ekonomik bunalımlar yaşadığı ortamda Türkiye ihracatının yüzde 20’den fazla arttığını anlattı.

“Balıkların bile hareketi değişti”

Yaşanan bu süreçte herkesin davranış biçimlerinin değiştiğini belirten Çağlayan, “Çok değişiklik oldu, balıkların bile hareketi değişti. Eskiden büyük balık küçük balığı yutardı, şimdi hızlı balık yavaş balığı yutuyor. Hızlı olmak zorundayız. Yavaş olanlar hızlılara yem olmak zorunda. Ben dünyanın çevresinde 21 tur attım 2,5 yılda. Görevim işim gereği 850 bin kilometreye yakın yol yaptım. Ülkeleri gezdim Türkiye’ye bakış açısını gördüm.” dedi.

Çağlayan, Türkiye’nin dışardan emir almadığını çünkü borç almadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Gündemi dışardan tayin edilmiyor. Eskiden her 100 liralık verginin üzerine 10 lira daha koyar borçların faizini ancak öderdik. Bugün Türkiye topladığı 100 liralık verginin 15 lirasını faize harcıyor. Geriye kalanı alt yapıya, ulaşıma, sağlığa, enerjiye ve eğitime gidiyor. Bakmayın kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptığına, onların işi bu. Bir gazete ciddi üzerine gidiyor. Kredi derecelendirmesi yapan kuruluşları tek tek inceliyor. Bu kredilendirme kuruluşlarının itibarı bitmiştir. Bünyesinde kimler var- Dünyada para hareketlerini kontrol eden, spekülasyon yapan, para alan satanlar var. Türkiye’ye yaptığı not indiriminde Merkez Bankası’na baskı yaparak faizleri artırmak derdi var…”

Konuşmaların ardından, gelir ve kurumsal vergisi ile ihracatta ilk sıraya giren firmalara, ödedikleri vergi ve yaptıkları ihracatlara göre altın, gümüş ve bronz madalyaları ile plaketleri verildi.

Çağlayan, törenden önce, Balıkesir Sanayi Odasının yeni hizmet binasının açılışını yaptı.

Törene, Vali Yılmaz Arslan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı A. Edip Uğur, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Ahmet Kula, Balıkesir Sanayi Odası Meclis Başkanı Roca Yırcalı ile çok sayıda iş adamı katıldı.

“Avrupa yaşlanmıştır”

Avrupa açısından Türkiye’nin önemli rolünün bulunduğunu belirten Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Avrupa yaşlanmıştır. Avrupa Komisyonu’nun raporuna göre önümüzdeki 10 yılda bir milyon 600 bin şirket kapanacaktır. Niye- İşini bırakacağı ikinci nesli olmadığı için kapanacak. Bu Türkiye’nin rekabet avantajı anlamına geliyor. Avrupa çalıştıracak insan bulamıyor. En yakın liman neresi- Türkiye. 2003’e kadar gelen doğrudan sermaye 14,5 milyar dolardı, son 8 yılda gelen ise 105 milyar dolara ulaştı. Gelen sermayenin yüzde 92’isi Avrupa’dan geliyor. Avrupa’dan kara kaşımıza kara gözümüze gelmiyor. Türkiye’nin siyasi, ekonomik istikrarına, serbest piyasa ekonomisine, bankacılık sistemine, 28 yaş ortalamasına ve güçlü pazar olmasına geliyorlar. Gidecek başka yer yok. Avrupa’nın akciğerinin nefes alacağı temiz hava ortamı artık Türkiye’dir.”

Çağlayan, katıldığı bir toplantıda Avrupalı bir bürokratın kendisine 3 kağıt uzattığını anlatarak, “Bana ‘siz Gümrük Birliği ve Avrupa Birliği’ne kızıyorsunuz ama siz sermayenin, yüzde 92’sini Avrupa’dan alıyorsunuz’ dedi. Gümrük Birliği’nin faydası var, sanayide rekabeti öğrendik. Gelen sermayenin yüzde 92’si Avrupa’dan geliyorsa Suriye’ye mi İran’a mı Irak’a mı gidecektiniz- Nereye gidecektiniz- Türkiye’den daha iyi ülke mi var. Sizin için güvenli liman Türkiye’dir. Tabii ki, bize geleceksiniz. Rekabet ciddi şekilde kızışıyor. Bugün rekabet yapmanın şartları değişmiştir. AB, toplam ticaretinin yüzde 65’ini kendi içinde yapıyor. Bugün AB ekonomisinin içinde bulunduğu sıkıntı, Avrupa’daki şirketleri, bizlerin pazarlarına, ülkelerine daha fazla yönlendirecek, rekabet kızışacak. Pasta küçülmüş, pay almak isteyen sayısı artıyor.” ifadelerini kullandı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s